Tevbe etmek için azabın gelmesini bekleyenler.

Sevgili kardeşlerim bu dersimizde Zümer suresinde geçen bizleri sarsacak belki de uyaracak çok mühim ayetleri okuyup istifade etmeye çalışacağız.

İnsan günah işler işlediği günahtan dolayı başına bir şey gelmediğini görünce günaha devam eder hep tövbesini erteler bugün der yarın der durur ya işte bu derste nefsimize soruyoruz sen ne zaman tevbe edeceksin ne zaman aklını başına alacaksın ne zaman Allah’a yöneleceksin. Bak Rabbin sana ne diyor bir dinle;

Okuyacağımız ayetin evvelinde Rabbimiz şöyle buyurmuştu;

De ki: “Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümid kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” Böyle demişti…

Şimdi soruyoruz yarabbi ne zaman tevbe edelim. Bizim ibadette gevşek, isyan da cesur ve iştiyaklı olan nefsimiz söz dinlemiyor. İşte âdeta nefsimizin bu sözlerine Rabbimiz cevap veriyor ve buyuruyor ki; Estaiyzü  billah;

وَأَنِيبُوا إِلَى رَبِّكُمْ وَأَسْلِمُوا لَهُ

Rabbinize dönün, O’na teslim olun.  Ne zaman dönelim ne zaman teslim olalım?

مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ

Size azab gelip çatmadan önce teslim olun yoksa yardım edilmezsiniz.  Evet, azap bize geldikten sonra biz teslim olsak tövbe etsek bir faydası var mıymış? Yokmuş. Olsaydı firavuna olurdu değil mi? Boğulacağını anlayınca bende iman ettim ve teslim oldum demişti de Allah ona;

آلآنَ Şimdi mi?

وَقَدْ عَصَيْتَ قَبْلُ وَكُنتَ مِنَ الْمُفْسِدِينَ

“Oysa bundan önce hep isyan etmiştin ve fesatçılardandın” demişti.

Ayet devam ediyor;

وَاتَّبِعُوا

Tabi olun. Neye tabi olacağız

أَحْسَنَ مَا أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُم

Rabbinizden size indirilenin en güzeline tâbi olun. Yani Kur’an’a tabi olun. Onun hükümleriyle amel edin. Haramını haram, helalini helal bilin. Ne zaman bilelim yarabbi?

مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ العَذَابُ بَغْتَةً وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ

Siz farkında değilken, ansızın (başınıza) azap gelmeden önce. Allah mühlet verir ama ihmal etmez, Yarına bırakır ama yanına bırakmaz. Ansızın ummadığın bir anda Allah adamı yakalar ve nefesini keser. İşte ey nefsim yoksa sen Allah’ın azabından emin mi oldun. Günahları böyle rahatça işlerken rabbin sana mühlet verdikçe sen şunu mu zannediyorsun. Allah beni yakalamaz mı diyorsun. Mazinin dereleri hep senin gibi düşünenlerle dolu ne zaman aklını başına alacaksın. Azap geldiğinde mi?

Bugün teslim olsan Sana affını mağfiretini ve cenneti vadeden Allah yarın sen tüm dünyayı versen senden bir şey kabul etmeyecek. Ayet devam ediyor;

Biz farkında değilken, ansızın azap geldiğinde

أَن تَقُولَ نَفْسٌ

Her nefis şöyle diyecektir: Kardeşlerim bundan sonra tevbeyi yarına bırakanlar. Ama yarına kavuşamadan ölümün kendisine kavuştukları üç farklı mazaret beyan edecekler; Birincisi şöyle diyecek;

يَا حَسْرَتَى علَى مَا فَرَّطتُ فِي جَنبِ اللَّهِ وَإِن كُنتُ لَمِنَ السَّاخِرِينَ

“Allah yanında, işlediğim kusurlarım ve günahlarımdan dolayı yazıklar olsun bana,

gerçekten ben, eğlenenlerdendim, alay edenlerdendim” diyeceği, bir vakit gelmeden önce Rabbinize yönelin ve Rabbinizden size indirilenin en güzeline, tâbi olun.

Evet din ile alay eden diller yarın vay bana, yazıklar olsun bana diyecek.

Ya hani sen din ile alay ediyordun Müslümanlarla alay edip yobaz diyordun.

Sen misin Müslümanın çarşafıyla, cübbesiyle, sarığıyla, namazıyla, ezanıyla alay eden. Al işte belanı buldun. O gün geldiğinde dilinden dökülen alay sözleri acı bir pişmanlığa dönüşecek ve bana yazıklar olsun diyeceksin.

İkincisi ise şöyle diyecek;

أَوْ تَقُولَ لَوْ أَنَّ اللَّهَ هَدَانِي لَكُنتُ مِنَ الْمُتَّقِينَ

Diyecek ki;  “Allah bana hidayet verseydi elbette ben de müttakîlerden olurdum”

Bu da başka bir mazeret. Mazerete bakın kardeşlerim. Allah bana hidayet verseydi elbette ben de müttakîlerden olurdum. Söze bakın. Özrü kabahatinden daha büyük. Ya sen kimi kandırıyorsun. Dünya da insanları kandırabilirsin. Allaha karşı mazeretin bu mu? Hidayetin kapıları sonuna kadar açıktı sen girmedin. Sen Namaz kılacaktın ayağına zincir mi vurdular. Sen Kuran okuyacaktın da Kuranı elinden mi aldılar. Sen Allah diyecektin de ağzını mı kapadılar. O gün bu sözlerin hiçbir kıymeti olmayacak.

Üçüncü grup ise şöyle diyecek;

أَوْ تَقُولَ حِينَ تَرَى الْعَذَابَ  Veya azabı gördüğü zaman

لَوْ أَنَّ لِي كَرَّةً    “Benim için bir dönüş daha olsaydı da,

فَأَكُونَ مِنَ الْمُحْسِنِينَ   bende Muhsinlerden olsaydım”

Öldükten sonra Muhsin olunmuyor kardeşlerim. Ölmeden önce olacaktın. İş işten geçti.

İşte kimi günahlarımdan dolayı yazıklar olsun bana,  gerçekten ben, alay edenlerdendim” diyecek, kimi Allah bana hidayet verseydi elbette ben de müttakîlerden olurdum diyecek. Kimi de Benim için bir dönüş daha olsaydı bende Muhsinlerden olsaydım diyecek

Allah ise diyecek ki;

بَلَى قَدْ جَاءتْكَ آيَاتِي   Hayır, sana ayetlerim gelmişti gelmişti de,

فَكَذَّبْتَ بِهَا وَاسْتَكْبَرْتَ وَكُنتَ مِنَ الْكَافِرِينَ   sen onları yalanlamış, kibirlenmeye kalkmış ve kâfirlerden olmuştun”

Tabiinin büyük imamlarından Hasan-ı Basri hz.leri bir cenazenin defninden sonra halka şöyle seslenmişti. Şayet şu kabirde yatan dirilse sizce ne yapar?

Etrafındakiler hemen tövbe eder, ibadete sarılır ve iyilik eder dediler ki bizde olsak öyle derdik.

O büyük imam ise onlara şöyle demişti;

Ondan geçti artık sizden de geçmeden kalkın ve dediklerinizi hemen yapın.

Evet, bizler ölmedik azabı görmedik ama Kuranın bildirmesiyle bildik ki bu hal üzere ölürsek çok pişman olacağız. Rabbimiz azap bize ansızın gelmeden kendisine yönelen ve bize indirilenin en güzeli olan Kuran’a tâbi olan kullarından eylesin. Ahirette pişman olanlardan eylemesin. Âmin âmin âmin…

(21 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir