a
Ana SayfaLemalar11. Yalnız gafil ve cahil olanlar hadiselerde ve vukuattaki hikmetleri, güzellikleri göremediklerinden…

11. Yalnız gafil ve cahil olanlar hadiselerde ve vukuattaki hikmetleri, güzellikleri göremediklerinden…

Lem’alar mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz. Üstadımız sebepler hakkında şöyle diyor:

Yalnız gafil ve cahil olanlar hadiselerde ve vukuattaki hikmetleri, güzellikleri göremediklerinden Cenab-ı Hak’tan şekva ve şikâyetlere başlarlar. İşte o şekva ve şikâyetlerin hedefini değiştirmek için esbab vazedilmiştir. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

(Şekva: Şikâyet / Esbab: Sebepler / Vazetmek: Koymak)

Daha önceki derslerimizde sebeplerin vazedilmesindeki bazı hikmetleri öğrenmiştik. Burada Üstadımız bir hikmeti daha beyan etti. Şöyle ki:

Şu alemdeki her şey güzeldir. Ya bizzat güzeldir ki buna “hüsn-ü bizzat” denir. Ya da neticesi itibariyle güzeldir ki buna “hüsn-ü bilgayr” denir.

Mesela hayat, vücut, ihsan, yaz mevsimi, bahar mevsimi gibi şeyler zatı itibariyle güzeldir. Bunlara hüsn-ü bizzat denir.

Hastalık, zelzele, ölüm, sıkıntılar ve bunlar gibi hadiselerse neticeleri itibariyle güzeldir. Bunlara da hüsn-ü bilgayr denir. Üstadımız bu meseleyi 18. Söz’de izah ediyor. Dileyenler oraya bakabilir. Biz bu makamda bu kadarla yetinelim.

İman dersini almayan ve marifetullahtan nasibi olmayan kişiler hadiseler üzerindeki hüsn-ü bilgayrı göremezler. Göremeyince de şikâyete başlarlar.

— Peki, kimden şikâyet edecekler?

Hadisenin yaratıcısı ve hakiki faili Allah’tır. Dolayısıyla Allah’tan şikâyet edecekler. Mesela:

– Hasta olan diyecek ki: Ey Allah’ım, beni niye hasta ettin?

– Zelzeleden evi yıkılan diyecek ki: Ey Allah’ım, bana niye acımadın, evimi niye yıktın?

– Çocuğu ölen diyecek ki: Ey Allah’ım, evladımı, hayatımın meyvesini niye aldın?

Bunlar gibi, her musibette Allah’tan şikâyet edecekler, O’na küsecekler. Çünkü bunlar hadiselerdeki hikmet ve güzellikleri göremiyor ve hüsn-ü bilgayrı bilmiyor.

İşte Allahu Teâlâ bu şikâyetlerin hedefini değiştirmek için sebepleri vazetmiş. Şikâyet eden sebepten şikâyet ediyor, ona kızıyor, ona küsüyor. Mesela:

– Hasta olan diyor ki: Ey mikrop, beni mi buldun?

– Zelzeleden evi yıkılan diyor ki: Fay hattı kırıldı, evim yıkıldı.

– Evladını kaybeden diyor ki: Çocuğuma araba çarptı ya da hasta oldu ve öldü.

Bunlar gibi, sebebe kızıyorlar, ona küsüyorlar. İşte sebeplerin vazedilmesindeki bir hikmet budur: Gafil ve cahil olanların yersiz şikâyetlerine hedef olmak!

Üstadımız diyor ki:

Çünkü kusur onlardan çıkıyor, onların kabiliyetsizliğinden ileri geliyor. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

Mesela bir toprağa ekin ekersiniz. Ama istediğiniz verimi alamazsınız. Toprak sadece sebeptir. Ekini çıkaracak ve büyütecek olan Allah’tır. Ekin çıkmadığında toprağa kızarsınız. Toprak Allah’a karşı yapılacak şikâyete mahal olur; şikâyetin hedefini değiştirir. Zaten kusur da toprağa aittir. Onun kabiliyetsizliğinden ileri gelmektedir. Allah nasıl ki kuma bitkileri bitirme kabiliyeti vermemiş; bu toprağa da böyle bir kabiliyet vermemiş. Aslında burada suç bu toprağa ekini ekendedir. Allah’ın adeti hangi toprakta ekini bitirmekse, kul bu toprağı bulmalı ve bu toprağa ekmelidir.

Ya da şöyle olur: Verimli bir toprağa elma ağacı dikersiniz. Ama diktiğiniz fidanlar hastalıklıdır. Bu fidanların ağaç olamaması ya da ağaç olduktan sonra meyvesinin olgunlaşmaması, ağacın kabiliyetsizliğinden ileri gelmektedir.

Burada şöyle denilse:

— İyi de ağacı bu kabiliyetsizlik üzere yaratan Allah değil midir?

Evet, Allah’tır. Lakin Allah, “İlle de bu fidanı dik.” dememiştir. “İlle de bu toprağı ek.” dememiştir. Kusur ekene, toprağa ve ağaca aittir.

Bununla birlikte, kişi bazen de bütün sebeplere yapışır. En güzel toprağa en güzel fidanı eker. Ama yine ağaç olmaz. Ya da ağaç olsa o sene meyve vermez. Bu da Allah’ın El-Mâni isminin bir tecellisidir. Ve bu tecellinin de birçok hikmeti vardır. Bu hikmetler ileriki derslerimizde karşımıza çıkacak. Hikmetleri o derslere havale edip bu kapıyı şimdi açmıyoruz.

Bu dersimizde şu bölümü anlamaya çalıştık:

Yalnız gafil ve cahil olanlar hadiselerde ve vukuattaki hikmetleri, güzellikleri göremediklerinden Cenab-ı Hak’tan şekva ve şikâyetlere başlarlar. İşte o şekva ve şikâyetlerin hedefini değiştirmek için esbab vazedilmiştir. Çünkü kusur onlardan çıkıyor, onların kabiliyetsizliğinden ileri geliyor. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin